
Sonbahar geldi Samsun'a artık.Havalar serinlemeye başladı.Sabah ve akşamları insanı üşütecek kadar serin.eeeeee hal böyle olunca kış hazırlıkları da başladı.Kızılcık olup da selelere dolalı zaman geçti tabii.Bende geçen hafta sonu hem kızılcık reçeli hemde kızılcık şurubu yaptım.Kızılcık bana hep rahmetli tonton anneannemi hatırlatır.Hep gülen yüzü,sıcacık sohbetiyle çevresinde çok sevilirdi Aliye Hanım..Bir saksı çiçeğin karşısında çayını içmek bile onu çok mutlu ederdi.Annem yeşile düşkünlüğümü ve küçük şeylerden keyif almamı ona benzetir her zaman(babam da çok konuşmamı:)).Her ayın 15 de günü vardı anneannemin.Evi o gün dolup taşardı.Pastalar,börekler mis gibi kokardı...Her sabah gazetesini okur,öğlen ajanları (haberler)dinler,öğleden sonra bir çeyrek(15 dakika)öğlen uykusuna yatardı. 24 yaşındaki dayımı kaybedince biraz küskün durdu hayata ,alışamadı evladının acısına..

Atatürk Samsun'a geldiğinde küçükmüş ama çok iyi hatırlardı o günü.Bana Onuncu Yıl Marşını o ezberletmişti.Bugün bile Onuncu Yıl Marşında ağlarım ben...
Neyse gelelim kızılcığa ;anneannemin buzdolabında her zaman şişe şişe kızılcık şurubu vardı ve hemen sulandırıp ansızın gelen misafirlerine ikram ederdi.Nur içinde yat anneannem...
Malzemeler
1 kg kızılcık
800 gr şeker (ben pekmez tadında sevmem reçeli şekeri biraz az kullanırım)
Hazırlanışı
Ayıklanmış ve yıkanmış kızılcıkları tencereye alın.Üzerine şekeri ilave edin.Hiç su koymadan kısık ateşte 20-30 dakika pişirin.Kapatmadan yarım limondan biraz az limon sıkın.Bir taşım daha kaynatıp kapatın.Soğuyunca temiz ve kuru bir kavanoza doldurun.
Afiyet olsun
(kızılcık şurubunun fotoğrafını yarın çekeceğim ve yayınlayacağım)